Sağlıklı İletişim Kurmanın Psikolojisi
Günlük yaşamda kurduğumuz her bağın temelinde iletişim vardır; ancak iletişim yalnızca konuşmak değil, anlamak ve anlaşılmak üzerine kurulu çok yönlü bir süreçtir. Çoğu zaman, “Söylediklerim anlaşılmadı” ya da “Neden bu kadar yanlış anlaşılıyorum?” diye düşünmemizin nedeni, iletişim becerilerinin kendiliğinden geliştiğini varsaymamızdır. Oysa sağlıklı iletişim, tıpkı duygusal farkındalık ya da öz şefkat gibi, zamanla gelişen bir psikolojik beceridir.
1. Dinlemek: Anlamanın İlk Adımı
İletişimin en çok göz ardı edilen ama en güçlü bileşeni dinlemektir. Yalnızca kelimeleri değil, duyguyu, alt metni ve karşı tarafın ihtiyaçlarını duymaya niyet etmek; ilişkide güvenin temelini oluşturur.
Danışanlarımla sık sık konuştuğum bir şey var:
Dinlemek, cevap vermek için değil anlamak için yapıldığında dönüştürücüdür.
Aktif dinlemeyi geliştirmek için:
- Karşınızdakinin sözünü kesmemek
- Göz teması kurmak
- “Seni duyuyorum” mesajı veren küçük geri bildirimler vermek
bu süreci kolaylaştırır.
2. Duyguları İfade Edebilmek: İçsel Netlik, İlişkisel Netlik
Sağlıklı iletişimin psikolojik temeli, kişinin kendi duygularını fark edebilmesi ve bunları açıkça ifade edebilmesidir.
Duygularını tanımak, aslında kendine dönüp “Ben şu anda neye ihtiyacım var?” diye sormaktır.
“Sen hep böylesin” gibi suçlayıcı cümleler yerine
“Şu anda kendimi kırılmış hissediyorum ve anlaşıldığıma dair bir ihtiyacım var”
demek, ilişkide savunma yerine yakınlık yaratır.
3. Sınırlar: İletişimin Sağlığı İçin Görünmez Çerçeveler
Sınırlar, ilişkilerde mesafe oluşturmak için değil, ilişkiyi sağlıklı tutmak için vardır.
Birçok kişi sınır koymayı reddetme ya da kırma olarak düşünür. Oysa sınır koymak, “Benim kapasitem şu kadar” diyebilme cesaretidir.
Sağlıklı sınırlar, her iki tarafın da kendini değerli hissettiği bir ilişki ortamı yaratır.
4. Empati: Kalpten Kalbe Kurulan Köprü
Empati, karşımızdakinin duygusunu bizim duygumuzmuş gibi hissetmek değildir; onun deneyimini anlamaya gerçek bir çaba göstermektir.
Empatik bir iletişimde:
- “Senin için zor olduğunu fark ediyorum”
- “Bunu yaşarken nasıl hissettin?”
gibi cümleler, karşımızdaki kişinin duyulduğunu hissetmesini sağlar.
5. Dürüstlük ve Şeffaflık: Güvenin Psikolojik Zemini
Sağlıklı iletişim, açık ve samimi olmayı gerektirir. Duygularımızı sakladığımızda, ilişkiyi koruduğumuzu sanırız; oysa saklanan her duygu, yanlış anlamaların kapısını aralar.
Şeffaflık, incitmeden açık olmayı içerir.
Gerçek bağ, iki tarafın da gerçek olduğu ilişkilerde kurulur.
6. Zor Konuşmaları Yönetebilmek
Bir ilişkiyi olgunlaştıran şey, zor konuşmaların kaçınılmaz olduğunu kabul etmektir.
Zor bir konuyu konuşmadan kaçmak, kısa vadede rahatlatıcı görünebilir ancak uzun vadede ilişkiyi sessiz bir yükün altına sokar.
Zor konuşmaları yönetmenin anahtarı:
- Doğru zamanı seçmek
- “Ben dili” kullanmak
- Sakin bir atmosfer yaratmak
olarak özetlenebilir.
Sonuç: İletişim Bir Beceri, Beceri Geliştirilebilir
Sağlıklı iletişim, yalnızca ilişkileri güçlendirmez; kişinin kendisiyle olan bağını da derinleştirir. Kendimizi daha iyi anladıkça, karşımızdakini de daha sağlıklı bir yerden duyabiliriz.
Unutmayalım:
İletişim, iki kişi arasında başlayan ama önce kişinin kendi içinde gelişen bir yolculuktur.