Öz Saygı ve Öz Şefkat: Kendinle Kurduğun İlişkinin Temeli

Kendinle Kurduğun İlişkinin Temeli

Günlük hayatımda birçok danışanımla çalışırken en sık karşılaştığım konulardan biri, kişinin kendiyle olan ilişkisi… Çoğu zaman dış dünyaya karşı fazlasıyla anlayışlı ve kapsayıcıyız, ancak söz konusu kendi duygularımız, hatalarımız ya da kırılganlıklarımız olduğunda birden sertleşiyor, eleştiriyor, yetersiz buluyoruz.
Oysa psikolojik iyilik halinin en güçlü temellerinden biri öz saygı ve öz şefkattir.


Öz Saygı Nedir?

Öz saygı, kendini değerli, yeterli ve saygın hissetme kapasitesidir. Bu; kusursuz olmak, hiç hata yapmamak ya da herkes tarafından onaylanmak demek değildir.
Tam tersine, öz saygı:

  • Kendi değerini dışarıdan gelen onaylara bağlamamak,
  • Sınırlarını koruyabilmek,
  • Hayır demeyi öğrenebilmek,
  • Başarı kadar başarısızlığın da insana ait olduğunu kabul edebilmek demektir.

Sağlıklı öz saygıya sahip bireyler, kendilerini oldukları haliyle kabul ederler; eksikleriyle barışır, güçlü yönlerini beslerler.


Öz Şefkat Nedir?

Öz şefkat, zorlandığımız anlarda kendimize karşı tıpkı bir dostumuza gösterdiğimiz anlayışı gösterebilme becerisidir.
Kısacası:
“Kendine iyi davranma” pratiğidir.

Öz şefkat üç temel bileşenden oluşur:

  1. Kendine nezaket – Hata yaptığında kendini cezalandırmak yerine anlayışla yaklaşmak.
  2. Ortak insanlık hali – Zorlanmanın ve kırılganlıkların herkesin bir parçası olduğunu hatırlamak.
  3. Farkındalık – Duygularla boğuşmak yerine onları fark edip düzenleyebilmek.

Öz şefkat, zayıflık değil; duygusal dayanıklılığın en güçlü kaynaklarından biridir.


Öz Saygı ve Öz Şefkat İlişkisi

Danışanlarımla yaptığım çalışmalarda sıkça gözlemlediğim bir gerçek var:
Öz saygı ve öz şefkat birbirini tamamlayan iki güçtür.

  • Öz saygı, kendi değerini bilmekle ilgilidir.
  • Öz şefkat ise, bu değere zor anlarda bile sahip çıkabilmektir.

Öz şefkat olmadan öz saygı kırılgandır; eleştirilere veya hatalara karşı çabucak dağılır.
Öz saygı olmadan öz şefkat yüzeyseldir; kişinin kendini korumasına ve sınır çizmesine yetmez.

Bu iki kavram birlikte güçlendiğinde kişi hem kendini sever, hem de kendine sahip çıkar.


Kendimize Karşı Bu Kadar Sert Olmamızın Nedeni Ne?

Çoğu zaman büyürken edindiğimiz eleştirel iç ses, yetişkinlikte de bizimle yaşamaya devam eder.
“Yeterince iyi değilim.”
“Başarısız oldum.”
“Bunu beceremiyorum.”

Bu cümleler zihindeki eski yaraların yankısıdır. Oysa insan olmak; hata yapmak, düşmek, yeniden kalkmak ve öğrenmek demektir.


Öz Şefkat ve Öz Saygıyı Güçlendirmek İçin Öneriler

Psikolojik danışma sürecinde sıkça kullandığım bazı temel adımlar:

1. İçsel eleştirmeni fark et

Zorlandığın anlarda “Şu an kendime nasıl konuşuyorum?” diye sor.
Her fark ediş, iyileşmenin başlangıcıdır.

2. Kendine bir dost gibi yaklaş

Bir arkadaşın aynı durumda olsa ona ne söylerdin?
Muhtemelen çok daha yumuşak, destekleyici…
Kendine de aynı nezaketi sun.

3. Sınır koymayı öğren

Öz saygı, “Hayır” diyebildiğinde güçlenir.
Rahat edemediğin durumlarda kendini korumayı öğrenmek, en büyük öz bakım davranışıdır.

4. Duygularını bastırma, tanı

Farkındalık uygulamaları, duygularınla savaşmak yerine onları düzenlemeni sağlar.

5. Küçük başarıları fark et

Kendini takdir etmek öz saygıyı besler; mükemmeli değil ilerlemeyi hedefle.


Son Söz: Kendinle Kurduğun İlişki, Tüm İlişkilerinin Aynasıdır

Bir psikolog olarak şunu çok net görüyorum:
İnsanlar kendileriyle iyi bir ilişki kurduklarında, hayatlarının her alanı değişiyor.

Kendine daha şefkatli davrandıkça stres azalıyor, duygular dengeleniyor, ilişkiler sağlıklı hale geliyor.
Öz saygın güçlendikçe, seçimlerin de güçleniyor.

Unutma:
İyileşme, kendine atacağın en küçük şefkat adımıyla başlar.