Eyvah Çocuğum Yalan Söylüyor

Yalan doğru kabul edilmeyen şeyleri söylemektir. Maalesef bir nedenle yalan söyleyen birçok çocuk vardır. Biz çocuğun yaşına bakmalı ona göre duruma müdahale etmeliyiz. Eğer çocuk beş yaş altında ise bu durum aldatma amacı göstermemektedir. Çocukların neden yalan söylediğine odaklanmak yerine neden yalana başvurduğunu anlamamız gerekiyor. Eğer çocuk aile içinde yeterli sevgiyi alamaz ise bu durum da çocuğu ilgi çekme isteğiyle yalana itebilir. 

Çok sık yalan söyleyen çocukların aile içi ortamına bakıldığında huzursuz ve mutsuz yapıda oldukları görülmektedir. Eğer aile üyelerinden birisi yalan söylüyorsa çocuk da elbette ki onu görerek yalan söyleyecektir. Örneğin evinizin kapısı çaldığında çocuğunuza ‘kapıya gelen teyzeye annem evde yok de ‘’ derseniz siz çocuğunuzu yalan söylemeye alıştırırsınız. Bu da çocuğun bu davranışı makul ve normal görmesine neden olur. 

Çocuklar Neden Yalan Söyler

Güven problemleri nedeni ile olabilir. Örneğin çocuk yeterince sevildiğini hissetmezse dikkat çekmek için yalan söyleyebilir bu şekilde güven kazanmak isteyebilir. 

Bazen çocuklar onlara sorulan bazı sorulardan kurtulmak için de yalan söyleyebilir. 

Sadece ilgi çekmek için de yalana yönelen birçok çocuk vardır.

Kendisi ile gurur duyulmasını isteyen çocuk da bu davranışa yönelebilir.

Kimi zaman da sadece eğlence için de yalan söyleyebilirler. 

Yalan Söylendiğinde Ne Yapmalısınız

Öncelikle ebeveynler yalan söylememelidir. 

Çocuğa yapamayacağı sorumluluklar yüklenmemelidir. 

Önüne aşamayacağı hedefler koymayın.

Çocuğunuzu çok iyi dinleyin. Problem ve sıkıntılarını konuşmasına izin verin. 

Yalan söylediği zaman öfkelenmeyin onunla nazik bir şekilde konuşun. 

Çocuğunuz ile güçlü bir iletişim bağı kurun.

Psikolog Aile Danışmanı Arzu Koçaklı

Aile İçi Kavga Ve Çocuk

Aile içinde yaşanan kavga ve tartışmalar çocukları olumsuz şekilde etkiler. Özellikle küçük yaştaki çocuklar anne baba tartışmalarına çok fazla tanık oluyorsa aileyi kaybetme ortada kalma korkusu yaşarlar. Ayrıca çocukların büyük çoğunluğu kavgaya kendilerinin sebep olduğunu düşünerek suçluluk hissetmektedir. Çocuklar anne ve babayı model alarak öğrenirler örneğin sevgi öfke kızgınlık hoşgörü bunlardan bazılarıdır. Anne babayı taklit edebilirler ve bu durum onlar üzerinde olumsuz etkilerde bırakabilir. Sürekli kavga eden aile bireyleri çocuklarına öfkeli olmamayı ve hoşgörülü olmayı öğretemez. Kavga ve hakaretler ile ayrıca  anne baba ayrılması endişesi ile büyüyen çocuğun ruh sağlığı olumsuz yönde etkilenir. Çocuk kavga ortamından uzaklaştırmış olsa dahi gürültülü bir tartışmayı çocuğun duymamasına imkan yoktur. Bu tartışmalar bebeklik döneminden ergenlik dönemine kadar her yaşta ki çocuğu etkiler. Ev içerisinde kavgasız bir ortamda büyüyen çocuklar insanlara güvenebilme, başkasını sevme ve kendi başına yetileri istenilen düzeyde gelişim gösterir. Fakat kavganın eksik olmadığı ortamda büyüyen çocuklarda gözlemlenen bir çok sorun vardır. Okul başarısızlıkları, davranışsal sorunlar,kavgacı ve uyumsuz bir çocukluk görülebilir. Ani şekilde gelişen içe kapanma, uyku sorunları, anne baba yanında uyuma isteği, korku, alt ıslatma, tedirginlik ve kaygılar sonucu depresyona dahi sürükleyebilir. Ayrıca bu durum ileriki yaşamlarını olumsuz etkileyebilir. Yetişkinlik dönemlerinde bazı kişilik bozuklukları gözükebilir. Saldırgan ve öfkeli davranışlar, evden kaçma, yalan söyleme, aile bireyleri ile bağların kopması ve başarısız evlilikler yapmasına neden olabilir.

Ebeveynler nelere dikkat etmeli ?

Anne ve baba çocuğun önünde kavga etmemelidir

Aile içinde ki bu tartışmalara boşanma ayrılma terk etme ifadeleri ve öldürme intihar etme gibi tehditlerinde kullanılmaması gerekir. Bu ifadelerin sıkça kullanılması çocuğun aile içinde ki en ufak tartışmalarda bile büyük kaygılar yaşamasına neden olur. Kavgada çocuğa asla hakemlik rolu verilmemelidir. Çocuğu yanına çekmemeli ve taraf tutması için ona baskı yapılmamalıdır. Ebeveynler öfkelerini çocuğa yansıtmamalı ve onları azarlamamalıdır. Bu kavgalar ile birlikte diğer aile büyükleri taraf tutmamalı ve en önemlisi çocuğa anne veya babasını kötülememelidir. Bu durum çocuğun anne ve babasına karşı iyice soğumasına neden olacaktır. Bu soğuma çocuğun aile ortamında bulamadığı mutluluğu başka yerlerde aramasına neden olabilir. Özellikle babanın anneye fiziksel şiddet uygulaması çocukta hem korkuya yol açar hem de babaya büyük bir öfke duymasına neden olur.

Lütfen yetişkin bireyler olarak çocukların ruh sağlığına önem verelim ve huzurlu ortamlarda mutlu çocuklar yetiştirelim.

Arzu Koçaklı